19 Ağustos 2016 Cuma

Hande İçin, Herkes İçin

Biliyorsunuz, burada genel olarak film/kitap vs. yorumlarım dışında yazıları pek yazmıyorum. Bazenleri Twitter'da gündemdeki olaylar hakkında görüşümü belirtiyorum sadece. Hande Kader'in başına gelenleri düşündükçe adeta içim yanıyor, bu yüzden bu konuda birkaç şey söylemek istedim.

Hande Kader henüz 23 yaşındaymış, trans bir kadınmış. LGBTİ aktivisti, iş bulamadığı için de seks işçisi bir bireymiş. Kendisine önce tecavüz ediliyor, sonra da yakılarak öldürülüyor. Bu bir vahşettir. Bunun nasıl bir açıklaması olabilir? Hande Kader'in yaşama hakkını kim, ne hakla onun elinden böyle bir vahşetle alabilir? Açıklayamıyorum, sadece bunları düşünürken donakalıyorum.

Diğer insanlardan"farklı" olmak kesinlikle kolay bir şey değil. Ülkemizde kadın olmaktan daha zor olan şey lezbiyen ya da trans bir kadın olmak. Otomatikman anormal biri oluyorsunuz çünkü. Çevresine hiçbir zararı olmayan, kendi hayatını yaşayan insanlara anlamsız bir nefretle saldırıldığını, onların katledildiğini her öğrendiğimde buna daha çok inanıyorum. Kadın ya da erkek kesinlikle fark etmez, sizin kendi normallik anlayışınıza uymuyorsa bu onun hastalıklı olduğunu, öldürülmesi gerektiğini göstermiyor. Hepimizin yaşama hakkı var, kimsenin de kimsenin canını almaya hakkı yok. Bu insanlar ne yapıyor da bu kadar nefreti hak ediyorlar? Bu "ahlak" anlayışı tamamen ikiyüzlüdür, kesinlikle kabul edilecek bir olgu da değildir. Bir insan sadece yaşadığı için nefreti hak etmiyor.

Ve nefret öldürüyor. Bu gibi nefret cinayetlerinin de artık bir son bulması gerekiyor. Lütfen, siz de sessiz kalmayın. Bu nefret her geçen gün bambaşka bir şekil alıyor, bambaşka birini de aramızdan alıp götürüyor.

İstanbul'da olanlar için, Taksim Tünel'de bu pazar saat 19.00'da Hande Kader için, herkes için adalet adına yürüyüş düzenleniyor.
Umarım bir gün her türlü nefret bitebilir, insanlar birbirine saygı duyabilir... Ola ki o zaman gelebilirse, eminim ki çok şey olumlu yönde değişecek.

18 Ağustos 2016 Perşembe

Cinderella (2015)

Yönetmen: Kenneth Branagh
Senaryo: Chris Weitz
Oyuncular: Cate Blanchett, Lily James, Richard Madden, Helena Bonham Carter, Nonso Anozie, Stellan Skarsgård, Sophie McShera, Holliday Grainger, Derek Jacobi, Ben Chaplin, Hayley Atwell
Süresi: 1 saat 45 dakika
IMDb puanı: 7,0
Ülke: Amerika Birleşik Devletleri

Bazı masallar nesilden nesle geçer, ama her masal evrensel sayılmaz. Evrensel masal denince akla gelecek ilk örneklerden Cinderella yani Külkedisi'nin hikâyesinin bilinen en eski örneği de 9. yüzyıldan kalma bir Çin masalıymış mesela. Zaman içinde pek çok değişik versiyonunu farklı versiyonu yazılıp çizilmiş olmasına rağmen genel olarak hepimizin en çok aşina olduğu hâli Charles Perrault'un eserinden süregelen masal kitapları ve Disney'in filmleri. Bu filmde, çocukluğumda ilgimi çeken Cinderella'yı nasıl hatırlıyorsam aynı şekilde uyarlanmış.

Cate Blanchett
Cinderella'nın kötü kalpli üvey annesi Lady Tremaine'i Cate Blanchett canlandırıyor. Hatırladığımdan çok daha güzel ve zarif olmasına rağmen Tremaine'i daha iyi canlandıracak kimse olamazmış kesinlikle. Bu filmde bile harika oynamış Cate Blanchett. Robb Stark olarak hatırladığımız Richard Madden Prens rolüyle karşımızdaydı. Filmde gözüme epey yaşlı göründü doğrusu. Lily James için söyleyeceğim çok bir şey yok, Cinderella için gayet doğru bir tercih. Diğer oyuncular da gayet rollerine uygun ve doğru seçimler olmuştu.

Son zamanlarda bu gibi masallardan uyarlama filmlere farklı şeyler katılıyor ve daha karanlık bir atmosfer yakalanmaya çalışılıyor. Ne yazık ki hepsi bu konuda başarılı değil, ama iyi örnekler de izlemedik değil. Bu kesinlikle onlardan değil, aksine eksiksiz uyarlanmaya çalışılmış. Film ilk çıktığında açıkçası sinemada izlemek istemediğimi hatırlıyorum, o yüzden izlemeyi biraz erteledim. Aslında hiç gerek yokmuş, keyif aldığım iki saat geçirdim ve en güzeli de çocukluğumu süsleyen, kitaplarımı ve dergilerimi atmaya şu anda bile kıyamadığım bir peri masalı karakterini tıpkı hayallerimdeki gibi izlemiş oldum.