30 Kasım 2016 Çarşamba

Fantastic Beasts and Where to Find Them? (2016)

Yönetmen: David Yates
Senaryo: J. K. Rowling
Oyuncular: Eddie Redmayne, Katherine Waterston, Dan Fogler, Alison Sudol, Ezra Miller, Collin Farrell, Samantha Morton, Faith Wood-Blagrove, Carmen Ejogo, Johnny Depp, Zoë Kravitz
Süresi: 2 saat 13 dakika
IMDb puanı: 7,9
Ülke: İngiltere

Yazım tamamen spoiler ve Harry Potter evreninin yeni bir filminin çıkmış olmasının bende uyandırdığı büyük heyecanı içeriyor. Lütfen bunları bilerek okuyun :)

Öncelikle pek çok kişi gibi ben de Harry Potter benim için ne ifade ediyor kısaca bahsedeceğim. Harry Potter kitaplarının ana hedef kitlesi benim neslim değildi ancak zamanla biz de hedef kitlesine girdik. Kitapları kaç defa okuduğumu ve filmlerini kaç defa izlediğimi sayamam herhalde. 2011'de son filmin de yayınlanmasıyla biten hikayeyi unutabilmemiz elbette söz konusu değildi. Artık kültleşmiş bu seriden bildiğimiz Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerelerde Bulunurlar? kitabı da aslında Hogwarts'da okutulan bir ders kitabıydı ve doğal olarak kitapta gelişen bir olay örgüsü yoktu, bu yüzden bu filmin nasıl olacağı büyük merak konusu oldu. Üstüne üstlük senaryosunu bizzat J. K. Rowling'in yazması, olayların Harry Potter'ın döneminin çok öncesinde olması, açıklanan oyuncu kadrosu, yıllar sonra ilk defa Harry Potter serisiyle alakalı bir filmi beyaz perdede görecek olmamız... Bir yerde okuduğum gibi, Harry Potter evreni yeniden doğuyordu. Durum böyle olunca heyecanlanmamak elde değil elbette. Sonunda blogumda tam olarak Harry Potter ile ilgili olmasa da o dünyadan bir şeyler paylaşabildiğim için de ayrı olarak mutluyum.

Film Harry Potter hayranlarını mest edecek bir şekilde başladı: fonda Hedwig's Theme ile görünen Warner Bros logosu ile. Senaryosu zaten yaratıcısı olan Rowling'in elinden olunca film alışkın olduğumuz bir biçimde ilerledi. Alışkın olmadığımız tek şey filmin Amerika'da geçiyor olması ve doğal olarak İngiliz havasının pek olmaması. Olaylar Mugglelar ve büyücülerin problemli bir döneminde geçiyor, bu da filmde gayet başarılı işlenmiş. Ancak gelgelelim özellikle ilk yarı yavaş ve durgun geçti. Olaylar genel olarak ikinci yarıda gerçekleşti. Harry Potter hayranlarına tebessüm ettirecek güzel detaylarla doluydu ancak senaryosu kesinlikle ortalamaydı ve her şey tam da beklendiği şekilde gerçekleşti.

Newt karakterini canlandıran Eddie Redmayne karakteriyle çok uyumluydu, doğru bir seçim olduğunu düşünüyorum. Eski Seherbaz Tina da filmin ana karakterlerinden biriydi ancak Katherine Waterston karakteriyle tam bütünleşememiş gibi hissettim, olmamıştı. Aynı şekilde aslında çok, çok, çok sevdiğim Ezra Miller'ı da Credence olarak beğenemedim. Filmin bonus ve Muggle karakteri olan Kowalski (Dan Fogler) başvurulabilecek en klişe yöntemlerle seyirciyi güldürmek için konmuş, gereksiz bir karakter diye düşünüyorum. Benim izlediğim salondaki seyirciyi -ben ve birlikte izlediğim arkadaşlarım hariç- güldürdü gerçi. Filmin asıl konusu olan canavarlara gelirsek... Hepsine bayıldım! Özellikle Burnuk mükemmeldi :)

Şimdiden beş film onayı alan yeni serinin başlangıç filmi olarak düşündüğünüzde film olmuş derim. Ama ben asıl sıradaki filmleri merak ediyorum. Örneğin bu filmde daha önce duymadığımız (ya da duyduysak ben hatırlamıyorum) bir karakterden bahsediliyor: Leta Lestrange. Bu soyisim seride epey önem arz ettiğinden karakterin tam olarak kim olduğunu bir an önce öğrenmek istiyorum. Ama sıradaki filme kadar beklemek gerekiyor tabii. Bir de Graves/Grindelwald var ama şimdilik ondan bahsetmeyeceğim. Zaten onun için de sıradaki filmleri beklememiz ve şimdilik Harry Potter'dan bildiklerimizle yetinmemiz gerekiyor. Kendisini Johnny Depp'in oynadığını zaten filmi izlediğimizde bilmiyorsak bile öğrenmiş olduk.

Yukarıda anlattığım her şeyi son paragrafta toparlıyorum: film güzeldi. Kesinlikle kötü olduğunu düşünmüyorum. Ama beklentilerimin çok altındaydı ve bu da filmi gözümde ortalama bir vizyon filmine dönüştürdü. Yavaş ve basit bir şekilde ilerledi ancak ince ve güzel detaylarla da gülümsetti. Filmin geçtiği dönem olan 20'li yıllar ekrana çok güzel yansıdı, filmin en büyük artılarından biri de buydu. Harry Potter'a özel ilgi duymayan kişileri kendine çekebilme konusunda çok başarılı olduğunu düşünüyorum çünkü film evrene aşina olmasanız bile izleyebileceğiniz bir şekilde yapılmış.

Sıradaki filmler için beklentilerim 10 kat daha yüksek, umuyorum ki hayal kırıklığına da uğramayacağım :)

8 yorum:

  1. ben ilk film olarak beğendim özellikle karakterler ileride daha iyi oturur bence HP'nin ilk filmi de diğerlerine göre daha vasattır.. grindewalt karakterinin devamını görmek için sabırsızlanıyorum .. Leta lestrange ile grindewalt arasında bir bağ olabilir tıpkı Bella ve Voldemort gibi..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle, önümüzde daha dört film var, eminim ki karakterler belirttiğiniz gibi rayına oturmuş olacak. Ben de bunun için sabırsızlanıyorum :)

      Sil
  2. Ben bu filmle ilgili genelde olumlu yorum duydum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de genel olarak olumlu yorumlar okudum, çevremde izleyenler de beğendi :)

      Sil
  3. Aynı fikirdeyiz:) Benim beklentim de daha fazlaydı açıkçası. Yine de keyifliydi tabii. İngiltere'nin havası bambaşka ama olayların Amerika'da geçiyor olması da farklı bir tat vermişti. Canavarlar bence de başarılıydı ve bence de Tina karakteri oturmamış. Çok itici geldi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynı fikirde olmamıza sevindim :D

      Tina ile ileride de kesinlikle karşılaşacağımız için karakteri sevebilmiş olmayı dilerdim. Ama Queenie'yi tercih ederim :(

      Sil
  4. Senin aksine ben Ezra'nın Credence karakterini çok iyi üstlendiğini ve rolün hakkını verdiğini düşünüyorum. Fakat Waterston'ı ben de beğenmedim yani sanki karakterle bir türlü bütünleşememiş gibiydi ne bileyim, ısınamadım. Gelecek filmler için ben de çok heyecanlıyım ya, sinema ortamında Hedwig's Theme duymak bile her şeye değer ^.^

    YanıtlaSil

Görüşleriniz benim için çok değerli :)