17 Nisan 2016 Pazar

Batman Part 1: Burton ve Schumacher

Batman (1989)
Ben süper kahraman evrenlerine çok ilgi duyan biri değilim. Bilen bilir, bu seneye dek o çok sevilen Marvel filmlerini dahi izlememiş insanım. Ama çocukluğumdan beri hayranlık duyduğum iki tane süper kahraman var: Batman ve Spider-Man. Şu an Spidey'yi eskisi kadar sevmiyorum ama Batman öyle mi? Çizgi romanlarını okumadım ancak elimden geldiğince ekranlardan takip ettim kendisini.

Batman'in ilk uyarlama filmleri 1943, 1949 ve 1966 tarihlerinde çıkmış ve yine 1966'da 3 sezonluk bir de televizyon dizisi yapılmış. Ben bunları izlemedim, Batman ile tanışmam da muhtemelen çizgi filmleri sayesinde oldu. Ama sinema açısından Batman ile Christopher Nolan ve Tim Burton sayesinde tanıştım. Nolan'dan önümüzdeki günlerde yayınlayacağım yazımda bahsedeceğime göre sadede geleyim.

Gotham City
Batman karakteri tipleme olarak gözümde oldukça karanlık biri ve ona dair en sevdiğim şey de bu yönü. Bu karanlık tiplemeyi tam da hayal ettiğim şekilde karşıma çıkardığı için Tim Burton'ın yönettiği 1989 yapımı Batman ve 1992 yapımı Batman Returns benim için izlemenin en keyifli olduğu yapımlar. Gotham denilince aklıma gelen tamamen Burton'ın seyirciye sunduğu yer. Zaten kendisinin özellikle o yıllardaki yapımlarıyla oluşturmuş olduğu imajı her iki filmde de kendini ortaya koyuyor.

Michael Keaton: Bruce Wayne/Batman
Michael Keaton'ın Bruce Wayne/Batman performansı her zaman için tartışılmıştır. Kimi kesim için en iyisi oydu, kimisi için kendisi çok donuktu, kimisi için karanlık. Ama bu gözler öyle Bruce Wayneler gördü ki! Ben Affleck'i izleyene dek en iyi Bruce Wayne/Batman performansının kendisine ait olduğunu düşünen taraftaydım ben. Ayrıca şu an için ikinci sırada olsa da hâlâ yadsınamaz bir performans sergilemiş olduğu düşüncesindeyim.

İlk filmde kötü karakter olarak karşımıza muhteşem performansıyla Joker olarak Jack Nicholson çıkıyordu. İzlediğim en başarılı kötü karakter performanslarından biri olduğunu hiç çekinmeden söyleyebilirim. Konu olarak Gotham'ın ve dünyanın Batman ile tanışmasını ele almıştı. Bu esnada Bruce Wayne de kalbini Vicki Vale'e kaptırmıştı.

İkinci filmdeyse kötü karakterler birden fazlaydı. Danny DeVito Penguen olarak, Michelle Pfeiffer Catwoman/Selina Kyle olarak karşımıza çıkmıştı. Ek olarak Christopher Walken kötü bir karaktere hayat vermişti. Zannımca Batman Returns hikaye ve kurgu olarak çok daha iyiydi. Her iki film de görsel şölendi bir kere. Oyuncular çok başarılıydı, hatta Michael Keaton'dan rol çaldıkları çok oldu. Müziklere girmiyorum bile. Uzun lafın kısası bu iki muhteşem film için Tim Burton'a ve görüntü yönetmenleri Roger Pratt ile Stefan Czapsky'ye teşekkür ediyorum buradan. Şu anki Batman fanatizmimi bu iki şaheser niteliğindeki uyarlama filme borçluyum. Elbette dolaylı olarak da kendilerine :)


Val Kilmer: Bruce Wayne/Batman
1994 yılına gelindiğinde, Vikipedi'nin yalancısı olarak şunları söylüyorum: "Batman Dönüyor'un finansal bir başarı olmasına rağmen Warner Bros., filmin daha fazla para kazanması gerektiğini düşündü. Stüdyo filmin daha genel olmasını kararlaştırdı. Yönetmen olarak Tim Burton'ın yerine Joel Schumacher getirilirken, Burton da yapımcı olarak kaldı. Burton, Schumacher'i onayladı. Film serisinin gittiği yönü beğenmeyen Michael Keaton, Batman rolünü tekrarlamamaya karar verdi." 1995 yılında da Schumacher'in yönettiği Batman Forever vizyona girdi. Benim şu ana kadar izlediğim en kötü filmlerden biriydi. Yönetmen, Gotham City'yi sirke çevirmişti, Val Kilmer gerçekten kötüydü, senaryodaki kötüler ile aslında ortaya iyi şeyler çıkarılma şansı olmasına rağmen çok zorlama bir iş ortaya konmuştu. 

George Clooney: Bruce Wayne/Batman
Ama durmadılar ve devam ettiler :( 1997 yılında Batman & Robin adında bir devam filmi daha çıktı. Diğer filmleri çocukken izlemiş olmama rağmen bu filmi kısa zaman önce izledim. Dünyanın en kötü filmleri arasında gösterilen bu film ile Batman'in bütün duruşu alt üst olmuş resmen. Toparlamak çok uzun zaman almış. İzlediğimde, George Clooney benim için dünya üzerindeki en kötü Bruce Wayne/Batman oldu. Tahtı şu an için sarsılmaz görünüyor. 

İki film de birbirinden "iğrenç". Bu yapımlar öncesinde veya sonrasında kendini kanıtlamış ünlü oyuncular var, ancak çoğu çok kötü. Bence Batman & Robin'de kayda değer tek performans Uma Thurman'a ait. Her iki filmin de sonunu getirebilmek çok zor olsa da bence birincisi daha kötüydü. En acı olan şey ise her iki filmin de konularının aslında güzel ve ilginç olması. Burada da devreye yönetmen giriyor işte, kendisi şu an bu filmler hakkında ne düşünüyor bilmiyorum ama gerçekten sinema dünyasına "Çizgi romanlar filme nasıl uyarlanmamalıdır?" dersi verdi sanırım :)

Batman (1989)
Yönetmen: Tim Burton
Senaryo: Sam Hamm, Warren Skaaren
Oyuncular: Michael Keaton, Jack Nicholson, Kim Basinger, Robert Wuhl, Pat Hingle, Billy Dee Williams, Michael Gough
Süresi: 126 dakika
IMDb puanı: 7,6
Ülke: Amerika Birleşik Devletleri

Batman Returns (1992)
Yönetmen: Tim Burton
Senaryo: Daniel Waters, Sam Hamm
Oyuncular:  Michael Keaton, Danny DeVito, Michelle Pfeiffer, Christopher Walken, Michael Gough, Michael Murphy, Pat Hingle
Süresi: 126 dakika
IMDb puanı: 7,0
Ülke: Amerika Birleşik Devletleri

Batman Forever (1995)
Yönetmen: Joel Schumacher
Senaryo: Lee Batchler, Janet Scott Batchler, Akiva Goldsman
Oyuncular: Val Kilmer, Tommy Lee Jones, Jim Carrey, Nicole Kidman, Chris O'Donnell, Michael Gough, Pat Hingle, Drew Barrymore, Debi Mazar
Süresi: 121 dakika
IMDb puanı: 5,4
Ülke: Amerika Birleşik Devletleri

Batman & Robin (1997)
Yönetmen: Joel Schumacher
Senaryo: Akiva Goldsman
Oyuncular: Arnold Schwarzenegger, George Clooney, Chris O'Donnell, Uma Thurman, Alicia Silverstone, Michael Gough, Path Hingle, Elle Macpherson
Süresi: 125 dakika
IMDb puanı: 3,7
Ülke: Amerika Birleşik Devletleri

7 yorum:

  1. Harika olmuş ! Eline sağlık :) Benim hep niyetlenip daha sonrasında üşendiğim Batman yazısını nihayet Kitap Kuşu yazmış. Schumacher'in evreni aslında çok eğlenceliydi; ama ciddiyetten fersah fersah uzaktı ve sirk benzetmesi bence filmlerini en iyi anlatan kelime olabilir :) Filmlerindeki homoerotik göndermeler da zamanında çok tepki çekmişti. Bence de yersiz bir çabaydı. Neden Batman kostümünü giyerken adamın poposuna zoom yaparsın ? Veya koskoca süper kahramanın zırhına meme ucu detayı koyarsın ki ? :D Ah Schumi ah.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler Zihin, sen de üşenmeyip yazarsan keyifle okurum vallahi :)

      Eğlenceli görünüyordu ama Gotham'a yapılır mı bu? Lütfen :( Gerçekten sirk teması üzerineydi. Evet, yersiz çabalar olmasının yanı sıra çok da saçma uğraşlardı bunlar.

      "Batnipples!" :(

      Sil
  2. Bu hafta Batman v. Superman: Adaletin Şafağı'na gittim ama hiç Batman filmi izlemediğimden bazı yerleri anlamadım. Sence hangi filmleri, hangi sırayla izlemeliyim?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Batman için yukarıda paylaştığım filmlerden sonra Christopher Nolan'ın Batman Begins, The Dark Knight ve The Dark Knight Rises'ını izleyebilirsin. Superman için de Christopher Reeve'nin Superman olduğu filmler sonrasında Man of Steel'i izleyebilirsin.

      Ama bunları sadece film olarak sorduğun için söylüyorum, en doğru kaynak kesinlikle çizgi romanlardır. Yönetmenler biraz kendilerine göre uyarlayabiliyorlar çok doğal bir durum olarak. Bir de çizgi film serileri var ki onlar da gayet başarılıydı.

      Batman v Superman filmi Man of Steel'in devam filmi niteliğinde bu arada.

      Sil
    2. Unutmuşum, Christopher Reeve'in Supermanleri ve Man of Steel arasında bir de Superman Returns var.

      Sil

Görüşleriniz benim için çok değerli :)