26 Şubat 2016 Cuma

Breakfast at Tiffany's (1961)

Yönetmen: Blake Edwards
Senaryo: George Axelrod
Oyuncular: Audrey Hepburn, George Peppard, Patricia Neal, Buddy Ebsen, Martin Balsam, José Luis de Vilallonga, John McGiver, Alan Reed, Dorothy Whitney, Stanley Adams, Mickey Rooney
Süresi: 115 dakika
IMDb puanı: 7,8
Ülke: Amerika Birleşik Devletleri

İki gün önce blogumda bu filmin uyarlandığı Tiffany'de Kahvaltı kitabı yorumumu paylaşmıştım. Dün akşam filmi bir kez daha izledim. Ülkemizde 1963 yılında Çılgınlar Kraliçesi adıyla vizyona giren film, sanırsam dönemi gereği kitaba göre epey sansüre ve değişime uğramış. Biraz daha dram ve romantik komedi arası bir türe dönüşmüş. Replikler konusunda çok farklılığa gidilmemiş ancak önemli farklılıklar var.Örneğin filmle kitabın sonu aynı değil. Kitabı daha çok sevdiğimi belirterek film hakkındaki düşüncelerimi söylemeye başlıyorum.

Zarafetin benim için temsili olan insan Audrey Hepburn, artık Holly Golightly denince zihnimizde beliren insan. Filmin bu kadar sevilmesinde kendisinin ve filmde ismi Paul Varjak olan ikinci ana karakterin (George Peppard) katkı payı çok büyük. Ancak filmde Holly, kitaptan sonra kafanızda kurduğunuz Holly imajından biraz farklı gelebilir. Kült filmlerden olsa dahi senaryosu herkesi aynı derecede etkilemeyecek düzeyde. Sıradan bile denilebilir. Benim hoşuma gitti, filmi sıcak buldum. Ancak görüşler konusunda en göreceli olan filmlerden biri olduğunu söyleyebilirim. Sonu mutlu bir şekilde bitti... Çok büyük bir değişiklikti kesinlikle, ancak ben ilk önce filmi izlemiş olduğumdan asıl kitapta şaşırmıştım. Filmi izlemediyseniz veya kitabı okumadıysanız mutlaka önce kitabını okuyun.

Film için Henry Menchini tarafından bestelenmiş bir şarkı var, mutlaka bilirsiniz. İsmi Moon River. Pek çok değerli sanatçının da seslendirmiş olduğu çok özel bir şarkı. Audrey Hepburn'ün seslendirmiş olduğu bu şarkıyı da paylaşarak yazıyı bitiriyorum:)

6 yorum:

  1. Tavsiyene uyup önce kitabı okuyayım o zaman :D Gerçi birçok olumsuz yorum gördüm ama bunlar hep zevk meselesi canım.. :D Kitap yorumuna bir bakayım hemen :')

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. En iyisi :D Bence de zevk meselesi.

      Sil
  2. Audrey Hepburn denildiğinde aklıma gelen ilk kelime Zarafet. Çok güzel ve özel bir kadın. Kitabı okumamıştım ama filmini severek izlemiştim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Katılıyorum, yazımda da bahsettiğim gibi zarafetin temsili hali benim için Audrey Hepburn. Kitabı da seveceğinizi düşünüyorum:)

      Sil

Görüşleriniz benim için çok değerli :)