24 Ocak 2016 Pazar

Kardeşim Benim (2016)

Yönetmen: Mert Baykal
Senaryo: Zafer Külünk
Oyuncular: Burak Özçivit, Murat Boz, Aslı Enver, Ahmet Gülhan, Ferdi Sancar, Burak Satıbol, Nazan Kesal, Gözde Mutluer
Süresi: 120 dakika
Ülke: Türkiye

Sakin ve gizemli bir karaktere sahip olan Hakan, 30 yaşında alternatif müzik yapan ünlü bir sanatçıdır. Magazinden uzak bir hayat sürmeye çalışsa da kardeşi Ozan ile olan küslükleri magazinin ilgisini çeker. Ozan ise 28 yaşında ünlü bir pop yıldızıdır. Abisinin aksine neşeli, esprili, konuşkan ve sosyal biridir. Araları yıllardır düzelmeyen iki kardeş uzun zamandır bir araya gelmemiş, hatta babalarının hastalığında dahi farklı zamanlarda ziyaretine gitmişlerdir. Bu soğukluğun nedeni ise çocukluk yıllarına kadar uzanmaktadır.
Annelerini küçük yaşta kaybeden iki kardeşin babaları Erkan düğün şarkılığı ile geçimini sağlamaktadır. Üçü kasaba kasaba düğünlerde dolaşmış, küçüklüklerini resmen göçebe bir şekilde sürdürmüşlerdir. Bu dönemde babası küçük kardeş Ozan’ın tüm sorumluluğunu, abisi Hakan'a devreder. Abi Hakan bu yüzden erken olgunlaşır. Ozan ise Hakan’ın içinde kalan çocukluğu doya doya yaşamıştır. Bu ikili durum abi kardeş ilişkisini zamanla zedeler...
Babalarının cenazesi iki kardeşi yıllar sonra bir araya getiren yegane şeydir. Her ikisi de son görevlerini yerine getirip bir an önce kendi hayatlarına geri dönmeyi planlarken, geride kalan vasiyet her şeyi değiştirecektir. (alıntıdır)

Evime yakın bir sinemada gitmek istediğim filmlerin hiçbiri olmayınca gelmişken girdiğim bir film oldu Kardeşim Benim. Dürüst olmak gerekirse ne yazık ki Türk filmlerini pek de sevmem. Onlarca istisna olmasına rağmen bunlar kaideyi de bozamıyor maalesef. Filme de pek bir şey bekleyerek girmedim ancak Aslı Enver ve Burak Özçivit sevdiğim oyunculardandır, Murat Boz'un oyuncu olduğunu ise bilmiyordum.

Filmin çok da fena olmayan konusu, olmadık ve abartılı sahnelerle bezeliydi. Biraz da klişelerle tabii:) İlk yarı daha çok komedi unsurlarıyla dolu olmasına rağmen tebessümün pek de ötesine geçemedi, tabii Ege-Trakya insanlarının sahneleri güldürmedi değil. İkinci yarısı daha çok dram üzerineydi. Ayrıca filmde daha ağırbaşlı olan ve alternatif müzik yapan Hakan'ın odası ile pop müzik yapan Ozan'ın odası gibi bazı ufak detaylar epey hoşuma gitti. Oyuncular için idare eder diyebilirim.

Film hakkında söylenebilecek çok fazla bir şey yok ancak keyif verdi mi verdi. Tam olarak ortalama bir film diyebilirim. Gerçekten yapacak hiçbir şeyiniz yoksa ve film izlemeye karar verdiyseniz; gerçekten izleyecek hiçbir şeyiniz yoksa izleyebilirsiniz :)

4 yorum:

  1. Sanırım ben de Aslı Enver ve Burak Özçivit için izleyeceğim.. Paylaşım için teşekkürler :')

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Önemli değil, iyi seyirler :)

      Sil
  2. Yorumun için teşekkür ederim, çok değerli bir yorum oldu benim için :)
    Ya, şey ben de sinemaya gidicem ama kararsız kaldım. Sence The Club'mu The Revenant'mı? Bi baksana canım arkadaşım, şimdiden sevgilerle :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Önemli değil :) Bence The Revenant olabilir, ben de en kısa zamanda onu izlemeyi düşünüyorum :)) İyi seyirler..

      Sil

Görüşleriniz benim için çok değerli :)