29 Nisan 2014 Salı

Deriiiiin Bir Oh!

Söylemesi çok harikaymış: bitti!

Bugün 2013-2014 2. dönem TEOG sınavını bitirdik. Dün (28.04.2014) Türkçe, Matematik ve Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinden; bugün (29.04.2014) Fen ve Teknoloji, TC İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük ve Yabancı Dil derslerinden sınav olduk. 1 senedir süren liseye hazırlık stresim de dolayısıyla sona ermiş oldu...

Sınava 1 gün kala ailemle birlikte gezdik.. Tüm gün doğayla beraberdik. Bu da beni çok rahatlattı, sınav stresimi inanılmaz derecede azalttı. Doğayı gerçekten seviyorum. 

Umarım dilediğim gibi sonuçlanır sınav. 

1 aydır kitap bile okuyamıyorum doğru düzgün. Ama yine eskisi gibi okumaya başladım. Şu aralar Montaigne'in Denemeler'ini okuyorum. Bitince hemen blogda :)

Takipte kalın.

28 Nisan 2014 Pazartesi

Dönüş!

Bugün 2. TEOG sınavının 1. bölümünü atlattım, kısacası bir süreliğine rahatlama geldi artık!

Sınava hazırlandığımdan dolayı bloğumla ilgilenemiyordum, artık kesin dönüş yapıyorum. 8 izleyicim olmuş.^^ Takipte kalın!

13 Nisan 2014 Pazar

Her Telden Öneriler #6: John Coltrane

Adı: John William Coltrane
Doğum Tarihi: 23 Eylül 1926
Ölüm Tarihi: 17 Temmuz 1967
Tarzı: Caz, bebop, cool caz, modal caz, hard bop, Avantgard caz
Resmi web sitesi: http://www.johncoltrane.com/

Her Telden Öneriler'de Rodriguez'den sonra ikinci olarak müzik önerim John Coltrane oluyor. John Coltrane muhteşem bir saksafon sanatçısı. Kendine özgü ve bana kalırsa mükemmel bir çalış tarzı var. Ayrıca Vikipedi'de öğrendiğim üzere Joshua Redman, Archie Shepp, Jeff Kashiwa ve Stanley Turrentine gibi pek çok caz saksafoncusuna ışık tutmuş.

John Coltrane karaciğer kanserinden dolayı öleli yıllar oluyor. Ancak onun adı şu anda da akıllarda ve eserleri de hala büyük bir beğeniyle dinleniyor. Bunun nedeni onun saksafon çalışında resmen yeni bir çağ açması bana kalırsa. Kendisi mükemmel müzik yapmış bir insan.


John Coltrane
Seveceğinize eminim, ben kendisine hayranım. Yıllarca dillerden düşmeyecek bir insan olarak kalacağına tüm kalbimle inanıyorum.

John Green - Kağıttan Kentler

kağıttan kentler
Özgün Adı: Paper Towns
Yazarı: John Green
Çeviren: Banu Talu
Sayfa Sayısı: 313
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Fiyatı: 25 TL


TANITIM BÜLTENİ:

Kendini ararken kaybolmanın ve yeni bir başlangıçla hayat ile aşkı keşfetmenin hikayesi

Quentin Jacobsen tüm hayatını, maceraperestliğin kitabını yazmış Margo Roth Spiegelman'ı uzaktan severek geçirmiştir. Bu yüzden Margo tıpkı bir ninja gibi giyinmiş halde penceresine tırmanıp zekice planladığı intikam savaşına onu davet edince Quentin, Margo'nun peşine düşer.

Genç kızla sabaha kadar ortalığı karıştırdıktan sonra okula giden Quentin, her zaman bilinmezlerle dolu olan Margo'nun artık tam bir gizeme dönüştüğünü keşfedecektir. Fakat kısa süre sonra ipuçları olduğunu ve bunların kendisi için bırakıldığını fark eder. Birbirinden bağımsızmış gibi görünen ipuçlarının peşinde inatla ilerlemesine rağmen Quentin, Margo'ya ne kadar yaklaşırsa, tanıdığını sandığı kızdan o kadar uzaklaştığını görecektir...

8 Nisan 2014 Salı

Bu Sıralarda.. #1

Merhabalaar! 28-29 Nisan'da gireceğim TEOG sınavına bu aralar çok yoğun bir tempoyla hazırlanmam ister istemez bloğumu da etkiledi. 2 hafta kadar bir süredir bloğumla ilgilenemiyordum bile. Umarım bu istatikleri daha fazla etkilemez c: Zaten birkaç takipçim var onları da kaybetmek istemem.

Her neyse, ben de bir bu aralar yazısı hazırlayayım en iyisi diye düşündüm. Bakalım bu aralar neler yapıyorum?

Sınava hazırlanıyor olmam kitap okuma hızımı da etkiledi. 1 haftadır John Green'in Kağıttan Kentler'ini okuyorum. Bitirmeyi düşünüyorum yarına.

Şu zamanlarda düşünebildiğim şey tam da bu! Sınav, lütfen güzel ol.. 

Televizyonda yayınlanıyor ya, ben de izliyorum deli gibi. Çok sevdiğim bir dizi ve ne zaman e2 veya CNBC-e'de görsem dayanamayıp izliyorum. Bir de Doctor Who var. Şu 2 haftadır dizi olarak izlediğim tek şeyler bunlar. Doctor Who zaten başlı başına mükemmel bir şey, izlediğim bölümleri defalarca izleyebilirim ve zaten keyifle izliyorum. 

Ben blogda yokken Twitter kapandı, Youtube kapandı, VPN DNS olayları çıktı, seçimler oldu, kediler, trafolar, elektrikler, haksız kazanmalar, tekrar açılmalar, olaylar, ölümler ve daha neler neler! Gönül isterdi hepsinden bahsetmeyi ama ne yazık ki yeterli vaktim yok. Bildiğiniz gibi Twitter açıldı, YouTube'a da giren giriyor. (Ben girebiliyorum mesela.) Ülkemizde özgürlüğün böylesine kısıtlanması, üstelik bunların tek sebebinin birkaç gereksizin çıkarları olması.. Ne kadar iğrenç bir şey bu ya?

Evet, bu sıralar böyle işte. Boş vakitlerimi spor, müzik, kitap, gündem ve araştırmalarla geçirdiğim için bloğumla pek ilgilenemediğim aralar ancak 28-29 Nisan tarihlerinden sonra eski aktifliğime dönmeyi düşünüyorum. Mutlu olun!

Paulo Coelho - Simyacı

Özgün Adı: The Alchemist
Yazarı: Paulo Coelho
Çeviren: Özdemir İnce
Sayfa Sayısı: 184
Yayınevi: Can Yayınları
Fiyatı: 15 TL


TANITIM BÜLTENİ:

Simyacı, dünyaca ünlü Brezilyalı yazar Paulo Coelho'nun üçüncü romanı. 1996 yılından bu yana Türkiye'de de çok okundu, çok sevildi, çok övüldü bu kitap. Bir büyük Doğu klasiği olan Mevlâna'nın ünlü Mesnevî'sinde yer alan bir küçük öyküden yola çıkarak yazılan bu roman, yüreğinde çocukluğunun çırpınışlarını taşıyan okurlar için bir "klasik" yapıt haline geldi.

Simyacı, İspanya'dan kalkıp Mısır piramitlerinin eteklerinde hazinesini aramaya giden Endülüslü çoban Santiago'nun masalsı yaşamının öyküsü. Ama aynı zamanda bir "nasihatnâme"; "Yazgına nasıl egemen olacaksın? Mutluluğunu nasıl kuracaksın?" gibi sorulara yanıt arayan bir yaşam ve ahlak kılavuzu. Mistik bir peri masalına benzeyen bu romanın, dünyanın dört bir yanında bunca sevilmesinin gizi, kuşkusuz bu kılavuzluk niteliğinden kaynaklanıyor. 

Simyacı'yı okumak, herkes daha uykudayken şafak vakti uyanıp, güneşin doğuşunu izlemeye benziyor.